İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 26 artarak 50 bin 277’ye yükseldi.
Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Gazze’de devam eden saldırılarında yaşanan can kayıpları ve yaralanmalara ilişkin son bilgiler paylaşıldı.
Son 24 saatte hastanelere 1’i enkaz altından çıkarılmak üzere 26 ölü ve 70 yaralı getirildiği kaydedildi.
İsrail ordusunun 19 Ocak’ta varılan ateşkesi bozarak 18 Mart’tan bu yana düzenlediği saldırılarda 921 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 2 bin 54 Filistinlinin de yaralandığı belirtildi.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023’ten beri düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının ise 50 bin 277’ye, yaralıların sayısının da 114 bin 95’e yükseldiği kaydedildi.
Gazze Şeridi’nde enkaz altında hala binlerce ölü olduğu belirtiliyor.
İsrail’in bayram arifesinde Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 13 Filistinli öldü
Hastane kaynakları ve sivil savunma ekiplerinin verdiği bilgilere göre, İsrail arife gününde Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerini hedef almaya devam etti.
Han Yunus’un doğusunda bir eve düzenlenen topçu saldırısında 6 Filistinli hayatını kaybetti. Refah’ın doğusunda sivillerin bulunduğu bir noktaya yapılan hava saldırısında da bir çocuk yaşamını yitirdi.
İsrail, Han Yunus’un doğusunda, üzerinde insanların bulunduğu at arabasını hedef aldı, 4 kişi öldü.
Gazze kentinin doğusunda yer alan Şucaiyye Mahallesi’nin Muşteha Caddesi’nde düzenlenen saldırıda 2 Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.
Bunun yanı sıra, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya bölgesinde, yol kenarında park halindeki bir araca düzenlenen saldırıda birçok kişi yaralandı.
Görgü tanıklarına göre, İsrail topçu birlikleri Beyt Lahiya, Refah’ın batısı, Gazze’nin doğusu ve orta kesimi başta olmak üzere Gazze’nin çeşitli noktalarını rastgele bombaladı.
Cenin Belediyesi: İsrail ordusu kamptaki 600 evi yıktı
Cenin Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamada, “Cenin Mülteci Kampı, 68 gündür devam eden İsrail saldırılarında, evlerin yıkılması ve yakılması, bazılarının ise askeri kışlalara dönüştürülmesi nedeniyle tamamen yaşanılmaz bir bölge haline geldi.” ifadelerine yer verildi.
İsrail ordusunun kamptaki yaklaşık 600 evi ve altyapıyı tamamen yok ettiğini belirtilen açıklamada İsrail ordusunun ayrıca 360 bin nüfuslu Cenin kentine de sıkı bir abluka uyguladığı kaydedildi.
Cenin Kampı Medya Komitesinden yapılan açıklamada ise kamptaki 3 bin 250 konutun, İsrail saldırıları nedeniyle oturulamaz hale geldiğine işaret edildi.
İsrail ordusunun, kampa askeri takviye birlikleri ve dozerler gönderdiği, yerinden edilmelerin sürdüğü ifade edilen açıklamada kamp çevresinde yoğun şekilde gerçek mermi kullanıldığı ve insansız hava araçlarının (İHA) uçtuğu aktarıldı.
Açıklamada kampın 21 bin Filistinli mülteciye ev sahipliği yaptığı ve kamptaki tüm Filistinlilerin Cenin kenti ile kentin köylerine yerinden edildiği vurgulandı.
İsrail basını, ordunun, Cenin ve Tulkerim kentlerindeki mülteci kamplarını dağıtmayı planladığını yazdı
Walla internet sitesi, İsrail ordusunun Batı Şeria’nın kuzeyine başlattığı saldırılarda karşı karşıya kaldığı en büyük zorluğun, “müstahkem şehirlere” dönüşen mülteci kamplarıyla başa çıkmak olduğunu belirtti.
Haberde, ordunun buralarda gözaltı operasyonları ya da suikastlar düzenlemek istediğinde bu bölgelere gizli güçler sokmak zorunda kaldığı, Filistinli silahlı grupların yakın köylere kaçtıkları ve saklandıkları kaydedildi.
Ordunun “kale” şeklinde tasarlanan bu kamplarda hareket özgürlüğünü yeniden sağlaması gerektiğine işaret edilen habere göre, İsrail Merkez Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Ali Belot, Cenin ve Tulkerim kentlerindeki mülteci kamplarının dağıtılarak sıradan mahallelere dönüştürülmesi gerektiği yönünde karar verdi.
Haberde ayrıca ordunun bu bağlamda kamplarda yeni yollar inşa etmeyi ve mevcut yolları genişletmeyi amaçlayan ve istihbari bilgilere dayanan gelişmiş ileri mühendislik çalışmalarına başladığı belirtildi.
Bunun kamplara çok yönlü erişimi sağlayacağı ve direnişin, bölgede yeniden konumlanma girişimlerini engelleyeceği savunuldu.
İsrail Hava Kuvvetleri, orduya “bebek katili” diyen akademisyenin derslerine son verdi
İsrail devlet televizyonunun haberine göre, İsrail Hava Kuvvetleri, pilotluk kursunda ders veren öğretim görevlisinin derslerine son verme kararı aldı.
Öte yandan, Ben-Gurion Üniversitesi’ndeki 26 profesörün okul yönetimine “üniversitenin ve öğrencilerin itibarına zarar verdiği gerekçesiyle” Ben-Daniel’in görevden alınmasını talep eden bir mektup yazdığı bildirildi.
Mektupta Ben-Daniel’in sözlerinin ifade özgürlüğü değil, “açık bir kışkırtma” olduğu iddia edildi.
Siyonist Im Tirtzu örgütü de Ben-Daniel’in “İsrail’deki hiçbir akademik kurumda yeri olmadığını” iddia ederek görevden alınması çağrısında bulundu.
Sosyal medyada İsrail ordusunun “etnik temizlik” yaptığını söylemişti
The Times of Israel’in haberine göre, Ben-Daniel, Mart başında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda, İsrail askerlerinin “çocukları öldürme emirlerini gönüllü olarak yerine getirdiğini”, askerlere “Filistinli çocukları öldürmenin öğretildiğini” ve İsrail ordusunun “bebek katili olduğunu” yazmıştı.
İsrail ordusunun Batı Şeria’da “etnik temizlik” yaptığını söyleyen Ben-Daniel, İsrail’in “apartheid” bir rejim olduğunu kaydetmişti.
Ben-Daniel, bu yorumlarının ardından Im Tirtzu örgütü tarafından hazırlanan ve binden fazla öğrencinin imzaladığı bildirilen bir dilekçe nedeniyle üniversite yönetimi tarafından açığa alınmıştı.
Daha sonra üniversiteden yapılan açıklamada, öğretim görevlisiyle ilgili şikayetlerin incelendiği ve açığa alma kararının kaldırılmasına karar verildiği belirtilmişti.
Üniversite, Ben-Daniel’in söz konusu yorumları nedeniyle özür dilediğini aktarmıştı.
Haaretz gazetesi ise 100’den fazla öğretim görevlisinin okul yönetimine yazdıkları bir mektupla Ben-Daniel’e destek verdiğini kaydetmişti.
Akademisyenlerin mektupta, Ben Daniel’in eleştirilerinin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade ettiği ve üniversiteyi akademisyeni “cadı avından” korumaya çağırdığı belirtilmişti.
UNRWA: 2 Mart’tan bu yana Gazze’ye insani yardım girişi olmadı
UNRWA’nın X hesabından yayınlanan raporda, Gazze’ye 2 Mart’tan bu yana İsrail’in engellemesinin ardından insani ya da ticari hiçbir malzeme girmediği belirtildi.
Raporda UNRWA Genel Komiseri Philip Lazzarini’nin “Gazze halkı, hayatta kalabilmek için İsrail üzerinden yapılan ithalatlara bağımlı. Yardımın girmediği her geçen gün, daha fazla çocuğun aç karnına yatması, hastalıkların yayılması ve yoksulluğun derinleşmesi anlamına geliyor.” şeklindeki ifadelerine yer verildi.
Deyr el-Belah’ta 19 Mart’ta iki BM misafirhanesinde düzenlenen saldırıda bir Birleşmiş Milletler Proje Hizmetleri Ofisi (UNOPS) çalışanının öldüğü, 6 BM personelinin yaralandığı hatırlatılan raporda, 7 Ekim 2023’ten bu yana 284 UNRWA personelinin öldürüldüğü kaydedildi.
Raporda ayrıca Gazze Şeridi genelinde 25 Mart itibarıyla 22 UNRWA sağlık merkezinden sadece 6’sının ve geçici sağlık merkezi olarak kullanılan 4 ek UNRWA kiralık tesisinin faaliyet gösterebildiği, sağlık hizmetlerinin, hem barınma merkezlerinin içinde hem dışında bulunan 53 tıbbi nokta aracılığıyla sağlandığı aktarıldı.
İsrail bombardımanlarının yeniden başlamasından bu yana UNRWA’nın çocuklara yönelik eğitim ve psikososyal destek faaliyetlerini azaltmak zorunda kaldığına dikkat çekildi.
Filistin Kızılayı: İsrail, kayıp 9 sağlık görevlisine ulaşılmasını bilinçli olarak engelliyor
Filistin Kızılayı’ndan yapılan yazılı açıklamada, 7 gündür kendilerinden haber alınamayan sağlık çalışanlarının İsrail güçleri tarafından kuşatılarak doğrudan hedef alındığı belirtilerek, İsrail’in kurtarma ekiplerinin bölgeye girişine izin vermediği ifade edildi.
Açıklamada, kaybolan çalışanların hayatından İsrail’in sorumlu tutulduğu ve son temas anında, ekiplerin yoğun ateş altında kaldığı ve yaralananlar olduğu bilgisinin alındığı ifade edilerek, uluslararası topluma İsrail’e baskı yaparak kayıp ekiplerin akıbetini öğrenme ve sağlık çalışanlarının korunması için acil önlemler alma çağrısında bulunuldu. (AA)